Aşkın Sonu’nu okurken, yıllar yıllar önce bir yerde okuduğum ve doğruluğuna tüm kalbimle inandığım bir Kızılderili atasözü düştü aklıma: Aşkı tanıdığında yaratıcıyı da tanırsın. İlk kez aşık olduğumda Tanrı’ya inanmaya başlamıştım ve ilk kez aşk yüzünden kalbim kırıldığında ilk defa […]

Bedenine Yazılı Masallar Carmen Maria Machado’nun birçok ödül almış ve birçok ödüle de aday olmuş öykü kitabı. Kitap kulübümün seçtiği kitabı büyük bir heyecanla ve merakla okumaya başladım çünkü yazarı daha önce duymuş ancak okumamıştım. İlk öykü Kurdele’yi bitirdiğimde umarım […]

Bir Geyşanın Anıları Amerikalı yazar Arthur Golden’ın 1997’de yazdığı, hayli popüler kitaplardan biri. Yıllar boyunca ne okumak ne de filmi izlemek istedim çünkü genelde kitap okumayan herkes bu kitabı okuyup yazarı sanki çığır açmışçasına övmüştü. Okumamakla iyi etmişim. Şimdi okuduğumda […]

I Capture the Castle Dodie Smith’in ilk kez 1948’de yayımlanmış, hayli popüler kitaplarından biri. Hatta 12 yaş üzeri genç okurlar için klasikler arasında yer alıyor. Ayrıca J.K. Rowling ve Nick Hornby gibi yazarlar bu kitabın favori kitaplarından biri olduğunu söylüyor. […]

Meditasyon, günümüzün en popüler sağlık uygulamalarından bir tanesidir. Onlarca araştırmacı ve fikir insanı artık meditasyonun sağlıklı bir şekilde uyuyabilmenin en önemli kriterlerinden bir tanesinin meditasyon olduğunu kabul ediyor. Bu da bize, sağlıklı bir şekilde uyuyamayan ve güne yorgun bir şekilde […]

Nightshift Kiare Ladner’in okuduğum ilk kitabı ve çok büyük ihtimalle sonuncusu olacak. Londra’da geçen bir roman okumak isteyip de böylesine başarısız bir kitaba rastladığım için gerçekten moralim bozuldu. Ancak bu durum bana nispeten yeni yazarları hemen alıp okumamam için iyi […]

The Italian Teacher Tom Rachman’ın The Imperfectionists adlı kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. Sanat dünyasını ve sanatçıları merceğine alan hikayede baba-oğul ilişkisi, aile kavramı, kendini bulmak gibi konular da işlenmiş. The Italian Teacher Bear Bavinsky adlı ressam ve oğlu […]