Seiobo Orada Aşağıdaydı Macar yazar Laszlo Krasznahorkai’nin okuduğum ilk kitabı ve uzunca bir süre de böyle kalacak. Uzun zamandır beni böylesine zorlayan ve yine de elimden bırakamadığım bir kitap okumamıştım. Gerçekten çok değişik bir deneyimdi. Açıkçası kitabı okurken hakkında ne […]

Uğursuz Gece İngiliz çocuk kitapları yazarı Emma Carroll’ın okuduğum ilk kitabı oldu ve sanırım sonuncusu da olmayacak. Mary Shelly’nin Frankenstein’ı yazmaya götüren olaylar hakkında hoş bir gotik hikaye okumak isterseniz doğru yerdesiniz. Kitaplık Kedisi Reading Challenge için okuduğum bu kitabı […]

Malibu Rising Taylor Jenkins Reid’in son kitabı ve benim de okuduğum ilk kitabı. Yazarın ismini o kadar çok kişiden o kadar çok duydum ki hangi kitabını okusam diye düşünürken son kitabında karar kıldım. İyi de etmişim. Taylor Jenkins Reid okurun […]

Mitolojinin Gücü ve Joseph Campbell’i ilk olarak 6 bölümlük televizyon programı sayesinde duydum. Daha önce Joseph Campbell ismini neden duymadığımı düşünüp üzüldüysem de hem programın hem de bu kitabın tam vaktinde hayatıma girdiğini düşünüyorum. Şimdilerde okumaya bolca vakit ayırdığım ve […]

En son ne zaman bir çocuk kitabı okudunuz? Çocuğunuz istedi diye değil de, kendiniz istediğiniz için çocuk kitapları okuyalı ne kadar oldu? Eğer hatırlamıyorsanız güzel bir çocuk kitabı bulup okumanın vakti gelmiş demektir. Çocukken severek okuduğunuz kitapları hatırladığınızda gülümsüyorsanız, bunun […]

Red at the Bone Amerikalı siyahi yazar Jacqueline Woodson’un okuduğum ilk kitabı oldu ancak bundan sonra yazdığı çocuk kitaplarına da muhakkak göz atacağım. Kitap kulübümün seçimi olan Red at the Bone, farklı anlatım tekniği ve güzelim karakterleri ile bir oturuşta […]

The Last Bear Hannah Gold’un ilk kitabı ve eminim kısa zamanda hayli popüler olacak ve uzun yıllar okunacak. Hem konusu hem de karakterleri o kadar hoş ki sadece çocuklar değil yetişkinler de zevkle okuyacak eminim. Son dönemde o kadar güzel […]