İlk kez Stephane Audeguy okuyorum ve açıkçası çok şaşırdığımı belirtmem gerek. Bunun en büyük sebebi de ilk kez Rom@ gibi bir kitabı okuyor oluşumdan kaynaklanıyor. Konusu ve anlatımı hayli ilginç bu kitabın gerçekten çok şaşırtıcı ve fakat herkes için olmadığını da […]

Cesaret Beşlisi Michel Faber’in en popüler kitabı olmasa da övgüyle bahsedilen kitaplarından biri. Eğer edebiyat dünyasını yabancı kaynaklardan biraz da olsa takip ediyorsanız, yazarın son kitabıyla adından çok söz ettirdiğini görmüşsünüzdür (The Book Of Strange New Things). Cesaret Beşlisi’ni okuduktan […]

Gökdelen uzun zamandır okuduğum en çarpıcı roman oldu desem abartıyor olmam sanırım. Daha önce hiç J. G. Ballard okumamış olmamın bunda etkisi var mı bilmiyorum ama henüz bu yazarla tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz demektir. Diğer kitaplarını okumamış olsam da sadece […]

Hece Cümbüşü Nick Hornby’nin okuduğum ilk kitabı. Romanları yerine Nick Hornby ile kitaplar üzerine yazdığı makalelerden oluşan bir kitabı ile tanışmak istedim. İyi de etmişim. İyi bir yazarda aradığım en önemli özellik bolca kitap okuması olduğundan Nick Hornby ile bundan […]

Uzun Vadi John Steinbeck’in 1938’de yayımlanan bir öykü kitabı. Öyküler de Steinbeck’in doğduğu yerde, California Salinas Vadisi’nde geçiyor. (Kitapta yer alan son öykü Bakire Azize Katy hariç.) John Steinbeck’i en son üniversitede okumuştum diye hatırlıyorum. Bu kadar uzun bir zamandan […]

Irina Poignet daha önce adını hiç duymadığım bir yazarın, Philippe Blasband’ın bir kitabı. Philippe Blasband 1964 yılında İran’da doğmuş, Fransızca dilinde filmler yapan ve kitaplar yazan Belçikalı bir sanat insanı diyelim. Brüksel’de yaşayan bu “sanat insanı” başrolünde Belçikalı bir Türk olan oyuncu […]

Cees Nooteboom uzun zamandır okumak istediğim ancak bir türlü fırsatını bulamadığım bir yazardı. A’dan Z’ye Sel sayesinde nihayet okuyabildim! Beklediğimden çok daha fazlasını bulduğum bir kitap oldu Mokusei!. Cees Nooteboom ise zevkle okuyacağım yazarlar arasındaki yerini aldı bile. Hani bazı […]