Jane Eyre… Romanı okumadan filmine dalıp gittiğim bir başyapıt oldu. Pişman mıyım okumadan izlediğime? Hayır diyeceğim bu kez. Film o kadar güzeldi ki… 2011’de beyazperdede yerini almış ve hayli sevilmişti. Fragmanını ilk izlediğimde dehşete kapılıp, acaba korku filmine mi döndürdüler […]

2013 Proust senesi olduğundan Swanllar’ın Tarafı’nı okumuştum hatırlarsanız (yorumum da burada). Kitaptan beklediğim kadar zevk almasam da hakkında yazılanları okumadan edemiyorum. Serideki diğer altı kitap için de meraklanmıyorum değil. Gelelim Proust’ta resimlere. Benim de okurken dikkatimi çeken bir konu olmuştu […]

Yishai Sarid’İn yazdığı Limasol, uzun zaman sonra okuduğum tek polisiye. Polisiyeden pek hoşlandığımı söylenemez ancak arada sırada iyi kitaplar çıkıyor karşıma. Okumadan edemiyorum. Limasol da onlardan biri. Ülke ne demek? Vatan ne demek? Bu kavramlar için çalışmak ne demek? Bu kavramlar […]

David Vann’ın Caribou Adası beni çok şaşırtan, beklentilerimi hayli aşan bir kitap oldu. Yaz tatilinde okumuştum bu kitabı, işti güçtü derken aklımdan çıkmış. Ancak kitaplıkta araştırma yaparken gözüme takıldı ve hemen Alaska’ya götürdü beni. Paylaşmadan edemeyeceğim, gerçekten çok iyi bir roman […]

Hasan Ali Toptaş, ne yazsa okuyacağım yazarlar arasında bildiğiniz gibi. Çok az yazar için bunu söyleyebiliyorum. O kadar çok okunacak kitap var ki ömrümün sonuna kadar bir yazarın sadece bir kitabını okuyacak olsam da yetişemeyeceğim yine. Neyse! Yalnızlıklar, her Hasan […]

Körleşme, özellikle kitap kulübüm tarafından çokça önerildiğinden büyük bir heyecanla okumaya başladığım bir kitaptı. Elias Canetti ise hakkında okuduklarım dolayısıyla zaten merakımı zorlayan bir insan olduğundan beklentim büyüktü. Gelin görün ki Körleşme’yi okurken ne yazık ki çok sıkıldım. Yanlış zamanda […]

Fahrenheit 451 geç okuduğuma yandığım, neden daha önce okumadım diye bol bol hayıflandığım bir kitap oldu. İsmini muhakkak siz de duymuşsunuzdur, duymamış olmanızın pek imkanı yok. Ancak bunca ününe rağmen, daha da fazla duyurulması ve herkesin okuması için kafalara vurulması […]

Kevin Wilson’ın Fang Ailesi adlı kitabı, etraftan harika yorumlar duyup meraklandığım ve sanatçı bir aileden  bahseden bir kitap nasıl kötü olabilir ki diye okuduğum bir kitap. Hatta okuyalı uzun zaman oldu ancak bende büyük hayal kırıklığı yarattığı için hemen yazmak […]

Frankenstein’ı o kadar çok duymuş ve dinlemiştim ki uzunca bir süre kitabı okumuş ama unutmuş olduğumu düşünmüştüm. O ya da bu şekilde ve ne yazık ki bilinçsizce maruz kalmışız Frankenstein’a ve benim gibi birçok insan olduğunu da görüyorum. Bu sebeperlerden […]

Bülbülü Öldürmek her zamanki gibi çok geç kaldığım efsane bir roman. Kitabı o kadar çok sevdim ki, sabahın altı buçuğuna kadar, gözlerim kuruyana kadar okudum. Son dönemde beni bu kadar kendine bağlayabilen, uykusuz bırakabilen bir roman okumamıştım. Harper Lee’nin ilk […]