Jarek Puczel 1965 yılında Poloya’da doğmuş ve yine ülkesinde sanat pedagojisi okumuş bir ressam. Dünyanın birçok yerinde sergilenmesine rağmen eserleri ile çok geç tanışmak gerçekten sinir bozucu bir durum. Neyse, buldum en nihayetinde! Aşağıda gördüğünüz resim Puczel’in en beğendiğim eseri. Diğer […]

Yaşlı insanları her zaman çok sevdim. Pasif bir sevgi de değil bu hem, gördüğümde muhabbet ederim, yardıma ihtiyaçları varsa hemen koşarım, en kötü gülümserim her birine. Buna rağmen, Hemingway‘in Yaşlı Adam ve Deniz adlı kitabına başlarken “yaşlı adam” karakterini böylesine […]

Hani birtakım hissiyatlar vardır, onları sadece şarkılar, fotoğraflar ya da resimler anlatabilir. İşte bu resim de onlardan biri sanırm. Beni en çok dinginliği ve renkleri çarptı. Bir de oldum olası net çigileri sevmem, ona zaten fotoğraf demeyi tercih ediyorum. Tam […]

Seiichi Hayashi‘nin çalışmaları onca resim arasından dikkatimi çekti nette aylak aylak dolanırken. Hemen araştırdım, elbette Japon çıktı. Kan çekiyor galiba, tesadüflerin ötesinde bir aşk ilişkim var Japonlarla. Renklerin ve çizgilerin yumuşaklığına mı, karakterlerin şahsına münhasır duruşlarına mı hasta olayım bilemedim. […]

Edward Hopper’ın Nighthawks adlı eserini görmeyen çok az insan kalmıştır herhalde. Ben yine de yazmadan edemedim lakin son günlerde kendimi bulabildiğim nadir eserlerden… Bu resim 1942’de yapılmış. Metropolisin yalnızlığı ve ısssızlığı vurgulanıyor bol bol gördüğünüz gibi. İnsanlar ise, eh… Ne […]

23 Ocak 1832-30 Nisan 1883 yılları arasında Fransa’da yaşamış olan, sık sık Monet ile karıştırılan Edouard Manet, Olympia adlı resmi ile zamanının şimşeklerini üstüne çekmiş, hala da tartışılan bir ressam. Şu zamana geldik neden hala tartışılıyor hiç anlamış değilim ama […]

Asıl adı ‘Alessandro di Mariano di Vanni Filipepi’ olan Sandro Botticelli, 1444 ve 1510 yılları arasında, yani Floransa’nın altın çağında “İl Magnifico” Lorenzo de’ Medici himayesi altında yaşadı. Botticelli adını erkek kardeşinin takma ismi olan Botticello (küçük fıçı) isminden aldı. […]

Irving Stone‘un “The Agony and the Ecstasy” adlı kitabı, tam da alışkanlık haline gelmek üzereyken bitti. Kendimi ilginç bir şekilde boşlukta hissediyorum, ara ara yeri doldurulamayacak uzunca bir hardcover okumak insana gerçekten okuduğunu hissettiriyor. Özellikle kitapla aranızda başka hiçbir şeyin […]

Jan van Eyck 15. yüzyılın en iyi ressamlarından biri olarak kabul edilen Flaman asıllı, Kuzey Renösans tarzında ve meşe pano üzerine yağlı boya tekniğinde çalışan bir ressamdı. Hakkında ne yazık ki çok şey bilinmiyor. 1422’de Lahey’de Hollanda kontunun saray ressamı […]

Maurits Cornelis Escher 7 Haziran 1898’de doğmuş ve 27 Mart 1972’de hayatını kaybetmiş Hollandalı bir grafik sanatçısı. Dünyanın en çok tanınan sanatçılarından biri olan Escher’in çalışmalarını neredeyse her yerde görmek mümkün. Yeteneğine hayran kalmamak elbette elde değil. M.C. Escher, hayatı boyunca 448 […]