Woody Allen’ın okuduğum ikinci kitabı oldu Sırf Anarşi ve bu adamı giderek daha çok sevmeye başladım. Filmlerini zaten hep sevmiştim ama kitapları da hayli enteresan ve bir yudumda okunuyor. Öykülerinde oradan oraya zıplayıp kafa dağıtmak, bazen de ilginç mi ilginç […]

Yine Etgar Keret, yine harika bir kitap. Bu yaz Etgar Keret’in üç kitabını okudum. Deniz kenarında birbirinden ilginç öykülerini okumak hayli keyifliydi. Nimrod Çıldırışları ise, 3 öykü kitabı arsında bence en iyisiydi. Çevirmen Avi Pardo her zamanki gibi döktürmüş. Daha […]

Woody Allen filmleriyle zaten çok sevdiğim bir adamken şimdi kitaplarıyla da gönlümde ayrı bir yer edindi. Okuduğum ilk kitabı Eğrisi Doğrusu, hayli eğlenceli ve şahane bir kitap. Okurken bol bol güldüğümü ve karakterleri insanlara anlatmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Diğer kitaplarını da […]

Yakın zamanda Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü adlı kitabını okuduğum Etgar Keret’in bir diğer öykü kitabı da Buzdolabının Üstündeki Kız. Her iki kitaptaki öyküler şahane, aralarında bir kıyaslama yapamayacağım. Ancak bu kitapta aşk daha bir ön planda sanki. İnsanı daha […]

Roddy Doyle, hiç okumamış olsam da Steph Green‘in uyarladığı kısa filmle tanıştığım ve beni kendine anında hayran bırakan bir yazar. Doyle, İrlanda’daki ırkçılıkla ilgili haberleri duymaktan ve görmekten bıkıp konuyla ilgili pozitif birşeyler yazmaya karar vermiş. Bir gazete için 800 […]

Öykü severlerin ellerinden düşüremeyeceği bir dergi buldum. Dünyanın Öyküsü! Hazır yaz da gelmişken, parklarda, kafelerde, en güzeli de balkonda taze demlenmiş bir çay ile keyifle okuyacağınız bir dergi bu. İki ayda bir çıkan dergi, öyküleriyle ve dosya konularıyla dolu dolu. […]

Anton Çehov, Kabuğuna Sinmiş Adam ile edebiyatın ne kadar enfes bir şey olduğunu tekrar hatırlattı bana. Bazen öyle bir kitap okursunuz ki hayatın yükü birden hafifleyiverir, kendinizi hiç olmadığınız kadar iyi hissedersiniz. İnsanın içini kurcalayan ancak etrafına bir türlü anlatamadığı […]

Kitap kulübümün bu seneki seçimlerinden biri de Jorge Luis Borges‘in Ficciones Hayaller ve Hikayeler adlı kitabı oldu. Neden bilmiyorum uzun zamandır Jorge Luis Borges’i erteliyordum. Sanki hiçbir kitabının hakkını veremeyecekmişim gibi hissediyordum önyargının dibine vurmuş bir şekilde. Gel gör ki ilk denememde […]

Sabahattin Ali, ölmedin ki sen Hangimiz Aldırma Gönül ya da Leylim Ley adlı şiirlerini dinleyip de kendimizden bir parça bulmadık ki? Hepimiz biliriz o şiirleri şarkılarıyla. Kim Değirmen‘i okumuş da etkilenmemiş? Kim Kürk Mantolu Madonna’yı, Kuyucaklı Yusuf’u, İçimizdeki Şeytan’ı hatmetmemiş? […]

Ryunosuke Akutagawa 1892 yılında doğmuş ve 1927 yılında 35 yaşındayken intihar etmiş bir yazar. Japonya’da kısa öykünün babası olarak tanınan yazarın öyküleri beni apayrı diyarlara (kafalara da diyebiliriz) götürdü. Kısa, karanlık ve kaotik; öykülerini özetleyebilen kelimelerden… Penguin Classics Deluxe Edition serisi […]