Bir Gençlik Patrick Modiano’nun okuduğum ilk kitabı oldu. 2014 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazar bu kitabında dışarıdan tüm normalliğiyle sürüp giden hayatların geçmişinde neler yaşanmış olabileceğini kurcalıyor. Hemen ısınacağınız iki karakter üzerinden geçmişe gidecek ve şimdiki zamanınıza farklı bir […]

Sabır Taşı Atiq Rahimi’nin okuduğum ilk kitabı ve sonuncusu da olmayacak. 2008 yılında Prix Goncourt ödülünü kazanan bu küçücük roman, içinizde susturamayacağınız çığlıklara dönüşecek, ne yazık ki elinizden bırakamayacaksınız. Afganistan’da bir odada, hasta bir adama bakarken bulacaksınız kendinizi. Müthiş bir karakterle birlikte […]

Bin Dokuz Yüz çok sevdiğim bir yazar olan Alessandro Baricco’nun okuduğum üçüncü kitabı oldu. Bu sene okuma listemde bir kitabı daha var, onu da şimdiden okumak için sabırsızlanıyorum. Yazarın okuduğum ikinci kitabı İpek o kadar çok hoşuma gitmişti ki bu […]

Gündüz Güzeli ünlü yönetmen Luis Buñuel’in aynı adlı filme uyarladığı bir kitap. Belle de Jour denince akla hemen film gelse de bu kült film, elbette bu güzelim kült kitaptan uyarlandı. Yıllardır neden popülerliğinden bir şey kaybetmediğini kitabı okuduktan sonra siz de […]

Gizli Başyapıt Honore de Balzac’ın yıllar yıllar sonra okuduğum tek kitabı oldu ve kısacık olmasına rağmen yazarın ne kadar güçlü olduğunu hemen hatırlayıverdim. Bu öykü birçok ünlü ressamdan yazara kadar birçok kişiyi derinden etkilemiş. Kitabı bir çırpıda bitirdikten sonra nedenini anlamam […]

Dünyanın Ölçümü genel olarak bilimle ve özellikle matematik, astronomi ve biyoloji gibi alanlarla ilgiliyseniz  çok hoşunuza gidecek bir kitap olacak. Dünyayı ölçmenin peşine düşmüş iki farklı bilim insanının hikayesini anlatan bu kitap, bu iki dehanın gözlerinden dünyayı ve insanları anlatıyor. […]

Ayrı Yol Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Andre Gide’in okuduğum üçüncü kitabı ve sanırım yazarı en çok bu kitabıyla tanıdım ve bundan sonra da bu kitabıyla hatırlayacağım. İnsanı peşinden sürükleyen bir kitap bu, hiç bitmesin isteyeceksiniz. A photo posted by Bookshelf […]

Değirmenimden Mektuplar’ı okumak 1800lerin ortalarında Fransa’da küçük bir tatile çıkmak gibi geldi bana. Huzuru ve mutluluğu her zaman yeşilliklerde bulan biri olarak bu kitabı sevmemem olanaksızdı. Ancak aradığımdan çok daha fazlasını buldum diyebilirim. Zaten yazarın da en çok sevdiği yapıtı […]

Katedral Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz adlı kitabını okuduğumda hayran kaldığım yazar Raymond Carver’ın okuduğum ikinci kitabı oldu. Bu kitabından sonra düşündüğüm tek şey yazarın her kitabını okumam gerektiğiydi. Carver müthiş bir yazar. İnsana o kadar yakın, o kadar gerçek ki kitaplarından […]