Of Women and Salt son dönemde okuduğum göçmenlikle ilgili üçüncü kitap oldu. Ülkeler ve insanlar değişse de hikayelerde fazlasıyla ortak yönler var. Geçmişten ve geride bırakılan ülkeden içimizde taşıdıklarımız kimliğimizi oluşturuyor bir şekilde. Ya da göçmenlik bunu insanların üzerine yakıştırıyor. […]

Ekaterini Sırp yazar Marija Knežević’in 2008’de yazdığı bir roman. Her Ülkeden Bir Kitap Okuma Serüveni’nde Sırbistan için okuduğum kitap beni Balkanlar’a götürdü ve hayli sancılı bir dönemin ortasına atıverdi. Ekaterini’nin hayatını okurken bir yandan da Balkanlar’da yaşananların kadınları nasıl etkilediği […]

The Lonely Londoners İngiltere’de siyahi edebiyatın babası olarak tanınan Sam Selvon’un en çok okunan kitaplarından biri. İkinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere’ye göç eden Batı Hint Adalı insanların hikayesini anlatan roman sayesinde Windrush skandalını da öğrenmiş oldum. Her önemli kitapta olduğu […]

Hoşça Kal Berlin beni üzeceğini bildiğim ama yine de karşı koyamadığım kitaplardan biriydi. Christopher Isherwood’un daha önce hiçbir kitabını okumadım ancak Tek Başına Bir Adam adlı kitabından uyarlanan aynı adlı filmi çok sevmiştim. Bu kitabı da Ölmeden Önce Okumanız Gereken […]

Walking With Plato son dönemde okuduğum en hoş kurgu dışı kitaplardan biri oldu. Koca bir ülkeyi boydan boya yürüyerek geçen ve bu esnada kendi içine dönüp, kendisiyle kalan bir insanın hikayesi var bu kitapta. Beni o kadar etkiledi ve heyecanlandırdı […]

Tipping the Velvet Kitaplık Kedisi Reading Challenge 2021’in LGBTQ+ bir yazarın maddesi için seçtiğim kitaptı. Bu zamana kadar Sarah Waters hakkında o kadar çok iyi şey duydum ve okudum ki bu kitabına hayran kalacağımdan şüphem yoktu. Koreli yönetmen Park Chan-wook […]

Bir Hayat Fransız yazar Guy De Maupassant’ın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle sonuncusu olmayacak. Evlere tıkılıp kaldığımız şu günlerde yazarın o birbirinden güzel doğa betimlemeleri sayesinde siz de çiçek kokulu nefesler alacaksınız. Bazı karakterleri çok sevecek, bazılarını tokatlamak isteyeceksiniz. Bir […]

Benim Gibi Makineler Ian McEwan’ın okuduğum beşinci kitabı. Daha önce okuduğum kitaplarına pek benzemeyen, farklı bir kitap bu. Humans ve Westworld gibi dizileri zevkle izledikten sonra bu kitabı da keyifle okuyacağımı düşündüm. Neredeyse her Ian McEwan kitabında olduğu gibi bu […]

The Hiding Game Naomi Woods’un Hemingway’in Kadınları adlı romanından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. Hemingway’in Kadınları’nı zevkle okumuştum ancak bu kitap bende büyük bir haya kırıklığı yarattı. The Hiding Game, Almanya en karanlık dönemine girmek üzereyken Bauhaus’da bir arkadaş topluluğunun […]

The Garden of Monsters İtalyan edebiyatını çok özlediğimi fark etmemle elime geçti. Eminim sizin de özellikle edebiyatına düşkün olduğunuz ülkeler vardır. Ben Japon ve İtalyan edebiyatına düşkünüm ve uzun süre bu iki ülkeden bir kitap okumadıysam özlüyorum. Lorenza Pieri’nin İngilizceye […]