Françoise Sagan, That Mad Ache

Françoise Sagan uzun zamandır okuduğum tek Fransız yazar. Fransız edebiyatından bilinçsizce hep uzak durdum. Elime Fransız bir roman geçtiğinde usulca yerine koyup diğer romanlara bakarım, nedenini düşünmem bile. Geçtiğimiz günlerde de That Mad Ache (La Chamade) adlı kitaba aynı muameleyi gösterecekken, çevirmenin isminin kapakta önemli bir yerde, vurguyla yer aldığını görünce yapamadım. Küçük bir inceleme sonrası, kitabın arka kısmında bambaşka bir kapak ve çevirmenin 100 sayfalık “küçük” yazısını görünce meraktan çıldırmamak için, kitabı hemen aldım. Bilinçli bir şekilde Fransız bir yazarın kitabını almış olsam da, Fransız oluşundan değil, çevirmeninden dolayı. Peh…

Françoise Sagan

Françoise Sagan, 18 yaşında yazdığı Bonjour Tristesse (Hello Sadness) adlı kitabı ile uluslararası bir üne kavuşmuş. Bu oldukça kıskanılası ve imrenilesi bir durum olsa da, That Mad Ache adlı kitabı için aynı hisleri paylaştığımı söyleyemeyeceğim. La Chamade, 1960ların Paris’inde, burjuvaların sözde görkemli hayatını gözler önüne sererken, bir yandan da “klasik” aşk mı para mı sorunsalına girmiş bir kadıncağızdan bahsediyor. Para tarafında dövüşen Charles’a ve Lucille adlı bu kadıncağıza sempati beslerken, aşk tarafında dövüşen Antoine adlı karaktere ısınamayıp, “Aman be kadın dön şu yaşlı Charles’a, sen de kurtul biz de kurtulalım!” derken buldum kendimi. Yani, çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim ancak okunuyor. Özellikle ikilemde kalmış kadınların okumak isteyeceği türden bir roman diyebilirim.

Françoise Sagan

Françoise Sagan mı Douglas Hofstadter mi?

Kitabın çevirmeni Douglas Hofstadter‘a gelince, söylediğine göre, kitaptan çok etkilendiği için çevirme kararı almış. İlginç! Roman bittikten sonra, belki ve umarım çevirmenin yazısı daha ilginçtir diyerek, sayfaları arşınlamaya başladım ve evet, aslında çevirmenin yazdıkları romanın kendisinden daha çok hoşuma gitti. Her ne kadar Hofstadter, kendisini asla bir roman yazarı olarak göremeyecek kadar uslu bir adam olsa da, biraz yaramazık yaparsa çevirdikleri kadar ve hatta daha da iyisi olabileceğini düşünmedim değil. Türkçe çevirisi var mı bilmiyorum ancak İngilizce çevirisi oldukça başarılı.

Kimler okusun?

Aşk romanı okumak istiyorum ama çok baymasın beni, arkaplanda güzel bir şehir ve zenginlik olsun diyenlere yaz biterken sevimli gelebilir.

Kimler okumasın?

Özellikle erkeklerin pek hoşlanacağını sanmıyorum, aşk romanı sevmeyenler de yanına yaklaşmasın derim.

← Önceki yazı
Sonraki yazı ➝
Menüye dön