St. Vincent Theodore Melfi‘nin yazıp yönettiği oldukça keyifli bir komedi, dram olmuş.  Dram kısmı pek göze batmıyor (gerçi bir yerde ağlatıyor), daha çok güldürüyor insanı St. Vincent. Hatta bir yerden sonra filmi değil de Bill Murray’ı izliyorsunuz. Her filmde olduğu gibi […]

Predestination The Spierig Brothers’ın yazıp yönettiği son dönemde izlediğim en iyi bilim kurgu filmi oldu. Hem senaryosu hem oyuncuları hem de konusuyla oldukça farklı bir film olan Predestination, değişik bir şeyler izlemek isteyenleriniz varsa mükemmel olabilir. Genelde bilim kurguları insana […]

The Giver Lois Lowry’nin 1993 yılında yazdığı bir kitap. Genelde çocuk ya da genç yetişkin kitabı olarak anılsa da kimse bunu dinlemiyor. Kitabın yediden yetmiş yediye büyük bir okur kitlesi mevcut. Kitap en başta bir ütopya gibi gözüken ve sonradan […]

Boyhood son dönemde adından çokça söz ettiren bir film oldu. Bunun bir sebebi de filmin 12 sene boyunca aynı oyuncular ile çekilmiş olması. Daha önce böyle bir film yapılmadığından insanı merakta bırakan film, izledikten sonra da kendine hayran bırakıyor. Boyhood […]

The Railway Man, Eric Lomax’in aynı adlı kitabından uyarlanan bir film. İkinci Dünya Savaşı’nda Japonlar tarafından esir edilen bir İngiliz subayının hayatını anlatıyor. Esirken çokça işkence gören asker, yıllar sonra kendisine işkence yapan insanın hala yaşadığını öğreniyor ve yüzleşmek için […]

Only Lovers Left Alive, Jim Jarmusch’un yazıp yönettiği enfes bir vampir filmi. Diğer vampir filmlerinden hayli farklı ve insanı büyüleyen bir film olduğunu hemen belirteyim. Başka bir deyişle, son dönemde bolca görülen modern ve fakat içi boş vampir filmlerinden biri […]

Third Person, Paul Haggis’in (Crash filminden de hatırlarsınız) yazdığı ve yönettiği, son dönemde izlediğim en iyi filmlerden. Paris, New York ve Roma’da geçen birbirine bağlı üç aşk hikayesini enfes bir şekilde anlatıyor. Filmde bir yazar, birbirinden değişik karakterler ve enfes bir […]