Ahhh… Nasıl özlemişim! Nasıl özlemişim Murakami dünyasını, insanlarını, dinginliğini ve enteresanlığını… After the Quake’i okurken eski bir dostla muhabbet eder gibi hissettim. Bir yazarın bunu hissettirebilmesi çok ilginç geliyor bana. Tamam insan kendinden bir şeyler  bulur eserde muhakkak ama kendi […]

Hafiyenin El Kitabı kapağının güzelliği ve isminin çekiciliği ile insanın hemen kurcalamak istediği, karşı koyamadığı kitaplardan biri kanımca. Her bölümün başında yazan kısa kısa cümleler de iyice meraklandırıyor okuru. Okuduktan sonra da geriye bir tek şu cümle kalıyor; Hafiyenin El […]

Yazma Sanatı uzun zaman sonra okuduğum tek Stephen King kitabı. Korku romanlarını (ya da korkuyu konu edinen herhangi bir şeyi) tüketemem. Küçük yaşımdan bu yana aslını isterseniz haberleri bile izleyemiyorum. Saçma sapan korku dolu bir habere denk gelmiştim. Ondan beri televizyonu […]

Muriel Spark… Kitapları kaç kez elime geçti hatırlamıyorum, bu zamana kadar neden bilmem okumamıştım hiç. Siren Yayınları Bayan Jean Brodie’nin Baharı adlı kitabını çevirince artık zamanı geldi dedim. İyi ki zamanı gelmiş, harika bir yazarı sürüncemede bırakmış olacaktım. Muriel Spark insanı […]

Çocukluğun Soğuk Geceleri Tezer Özlü ile ilk tanıştığım kitap oldu. Çoğu ilkimde olduğu gibi çok geç kalmışım. Neden bilmem elim bile gitmezdi Özlü kitaplarına, bu kitaplar yokmuşçasına davranırdım. Ne şapşallık, ne aptallık! Çocukluğun Soğuk Geceleri’ni okuduktan sonra, yani altmış beş sayfa […]

Her okuduğumda, hatta her adını duyduğumda bir yumru gelir oturur koynuma. Nefes alırım almasına da, o yumru her nefeste biraz daha büyür, biraz daha… Hemen gözlerim dolar, engel olamam hiç. Bu durum bazı arkadaşlarıma çok sempatik gelir, beni içlerine sokup […]

Barry Schwartz’ın The Paradox of Choice: Why More Is Less (Bolluk Paradoksu) adlı kitabını, kurgu dışı kitaplara ilgim arttıktan sonra bir hevesle okumaya başladım. Kitabın ilk bölümleri hayli eğlenceli örnek ve testler ile geçip gidiyor ancak yazar belli bir yerden sonra kendini […]

ÜKG blog turunda bu hafta Jim Butcher’ın serideki üçüncü kitabını yazıyoruz. Hayalet Tehlikesi,  blog turu kapsamında Dresden Dosyaları serisinin yazdığımız son kitabı olacak.  Sizi bloglarda değişik başlıklar bekliyor! Bu kitapta Harry Yok Diyar ile fazlasıyla içli dışlı oluyor. Öldürülen eski […]

Yarım Dünya Hiromi Goto’nun okuduğum ilk kitabı ve rahatlıkla söyleyebilirim ki büyüklü küçüklü tüm ailenin okuyabileceği, özellikle gençlerin çok seveceği bir kitap bu. Fantastik bir kitap oluşu sizi düşündürmesin, adamakıllı bir roman size neler katabiliyorsa, bu kitapta da onu bulacaksınız […]

Zevkleri birbirinden farklı insanların olduğu bir kitap kulübümüz var. İki haftada bir, önceden kararlaştırıp okuduğumuz kitaplar üzerine konuşuyor, keyifli fikir elışverişleri yapıyoruz. Geçen hafta Boris Vian’ın Günlerin Köpüğü‘nü tartışmak üzere toplandık. İlginçtir, kitabı herkes beğenmiş. Genelde muhakkak biri çıkar sevmeyen […]