Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ını okumuştum bir süre önce, kitabı sevmek ve sevmemek arasında kalmıştım. Hala da emin değilim, üzerimde ilginç bir etkisi olduğunu söyleyebilirim sanırım. Anayurt Oteli’ne gelince… İşler biraz daha karıştı. Bir yazarı hem sevmek hem de sevmemek zor […]

Karamazov Kardeşler, uzunca bir zamandır gözüm korktuğumdan okumaya yanaşamadığım, arada bir elime alıp “bu kitap da kaç günde biter acaba” diye düşündüğüm bir kitaptı. İki hafta önce bitti… Yaklaşık bir ayımı aldığını söyleyebilirim… Hatta araya birkaç kitap da sıkıştırmıştım hatırlarsanız. […]

Murakami koşar, ben ardından bakarım. Bugünkü yazının başlığı Haruki Murakami hakkındaki hislerim ve müthiş kitabı What I Talk About When I Talk About Running’i gayet iyi açıklıyor sanırım.  Ay biterken, onca hastalığa ve kargaşaya rağmen, gururla üç kitap bitirebildiğimi de […]

Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’ini aralıksız ve büyük bir heyecanla okuduğumu söyleyemeyeceğim. Hatta bir ara o kadar sıkıldım ki, araya başka bir kitap sıkıştırmanın şahane olacağını düşünerek, sevgilinin kitaplığından Görme Biçimleri’ni arakladım. Bir oturuşta okunası, üzerine düşünülesi ve çok saygı duyulası bir […]

Yılbaşı nasıldı? Umarım hepinizinki tam da istediğiniz gibi geçmiştir. Benimki öyleydi. Sevgiliyle Victoria’s Secret Show izledik, domatesli makarna yedik ve birsürü film seyrettik… Sıcacık ev, kavgasız gürültüsüz, sakin sakin… Bir de tabii, sevgilinin yılbaşı hediyesi, “500 Essential Cult Books: The […]

Uzunca bir zamandır, hastalıktır iştir zarttır zurttur derken yazamadım ama, araya iki tane küçük kitap sıkıştırabildim. Haruki Murakami’nin ilk kitabını canım sevgilim taa Japonyalardan istedi sağolsun. Biraz pahalıya patladıysa da, Murakami manyaklığım pişman olmamı engelledi neticede… Kitaplara gelince, Hear the […]

Jerzy Kosinski çok uzun zaman önce, Boyalı Kuş adlı kitabıyla girdi hayatıma. O kitabı okuduğumdan beri Jerzy Kosinski’ye yaklaşmamaya çalışıyordum aslında ama dün dayanamayıp Bir Yerde adlı kitabını da aldım ve hemen bitirdim tabii. Kosinski ilginç bir adam, bir okur olarak […]

2009 National Book Award kazananı Let The Great World Spin, ne hikmetse bir türlü bulamadığım ve bir gece Nişantaşı D&R’da saçma sapan raflar arasına sıkışmış halde bulabildiğim bir kitaptı. Bulmak için yırtındığım kitapların genelinde olduğu gibi, bu kitabı da ne […]

Ödüllü kitapları bir bir okumayı kafama koyduğumdan beri aslında gayet güzel ve pişman olmadığım kitaplar okuduğumun farkına vardım. Bunu fark etmemi sağlayan da Anita Brookner’ın Hotel Du Lac adlı kitabı oldu. Aslında uzun zamandır bu kadar ince ince işlenmiş, bu […]