The Refugees’ Daughter Takuji Ichikawa’dan okuduğum ilk kitap oldu. Bir oturuşta soluksuz okuduğum kitap, topluma ve çocuklara bambaşka gözlerle bakmamı sağladı. Yetişkinler masumiyetlerini kaybedip tüm dünyayı koca bir cehenneme çevirdiğinde umudumuzu kimlerde aramalıyız? Bu sorunun cevabını net bir şekilde veriyor […]

Sekizinci Hayat Gürcü yazar Nino Haratischwili’nin yazdığı ve benim yıllardır okuduğum en iyi kitaplardan biri. Yaklaşık bin sayfa ve dolayısıyla ağır oluşundan dolayı sizi rahat bir yere oturmaya, kendinizi tamamen ona odaklamaya davet ediyor. Kitabı okurken de kitap bittikten sonra […]

Backlight, Kanji Hanawa’dan okuduğum ilk kitap oldu. Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemiyor ve hikaye neden bilmiyorum, tam benlik. Küçükken bir çok kez kayboldum, bu yüzden kitap beni geçmişe götürdü ve kaybolduğumda hissettiğim tüm o duyguları tekrar ortaya çıkardı. Bu […]

Stand-in Companion, Kazufumi Shiraishi’den okuduğum ilk kitap oldu ve kesinlikle sonuncusu olmayacak. fütürist ve robotlarla iç içe yaşadığımız bir gelecekte böylesi insancıl bir hikaye kanımca çok kıymetliydi. Eğer distopya edebiyatını seviyorsanız, bunu da keyifle okuyacağınıza eminim. Bu küçük kitap ilişkiler, […]

Tolkien: Maker of Middle-earth ilk olarak Oxford’da Bodleian Kütüphanesi’nde karşıma çıkmıştı; resmen büyülenmiştim. Fiyatı da ağırlığı da beni korkutmuştu korkutmasına ama ille de istiyordum işte. Elbette bir çocuk gibi “bunu istiyorum, alacaksınız bana ne bana ne!” diye olay çıkartmadığımdan kitabı […]

En Mavi Göz Nobel ödüllü yazar Toni Morrison’un 1970 yılında yazdığı ilk romanı. Büyük Buhran’ı takip eden yıllarda yazarın memleketi Lorain, Ohio’da geçen kitap ırkçılık, ensest ve çocuk istismarı gibi çok zor konuları işliyor. Okuyabilmek için sağlam bir mideye ihtiyacınız […]

All My Cats, Sıkı Kontrol Edilen Trenler’den sonra okuduğum ikinci Bohumil Hrabal kitabı oldu. Hemen belirteyim, uzun zamandır beni bu kadar rahatsız eden bir kitap okumamıştım. Hrabal çok güçlü bir yazar ve kesinlikle hassas bünyeler için yazmıyor. Kitaplarının beklenmedik başarısından […]

Sokratis ve Cinler Suphi Varım’ın Dedektif Sokratis Polisiyeleri serisinin üçüncü kitabı. Sokratis’in Oyunları ve Sokratis Ölülerin Peşinde adlı kitaplardan uzun süre sonra Sokratis’i okumak eski bir dostla karşılaşmışım gibi hissettirdi açıkçası. Hem bu keyifli dedektifi hem de eski İzmir’i çok […]

Annem ve Ben ve Annem Maya Angelou’nun okuduğum ilk kitabı oldu ve bu güçlü kadını okumaya başlamak için daha iyi bir kitap olabileceğini sanmıyorum. Belki okuduğum her kitabında beni etkileyecek ancak özellikle bu kitabın yeri bende her zaman ayrı olacak […]

Zarife Deniz Kavukçuoğlu’nun okuduğum ilk kitabı oldu. Daha önce Moda’da gezinti adlı kitabını sevgili Zimlicious‘tan duymuş ve yazarı merak etmiştim. Bundan sonra sırada yazarın Gökçeada-Bademli / İmroz-Gliki üzerine yazdığı, kurgu dışı bir kitap olan Hüzün adasında Bir Köy var. Ama […]