Farewell Damascus Suriyeli yazar Ghada Samman’ın okuduğum ilk kitabı. Daha doğrusu ilk kez Suriyeli bir yazar okudum ve açıkçası bu yazarın Samman gibi müthiş bir kadın olmasına çok mutluyum. Bırakılmak zorunda kalınan aileler ve şehirlere bir ağıt bu kitap ve […]

The Fate of Food, son dönemde okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Beni öyle heyecanlandırdı ki kitabı herkesle, her fırsatta paylaşmak istedim. Kimileri heyecanımı çocukça bulup benden hemen uzaklaşırken kimileri konuyla ilgilenip, bana başka kitaplar da önererek merakıma merak kattı. Eğer […]

The Little House, Kyoko Nakajima’nın İngilizce’ye çevrilen ilk romanı. Bu zamana kadar ne oldu da çevrilmedi bilemiyorum ama nihayet çevrildiğinde yazar İngiltere’de etkinlikten etkinliğe koşmaktan bir hal oldu. Ben de kendisini iki etkinlikte yakaladım. Kitabı kadar sevimli bir yazar kendisi. […]

Kedilere Dair Doris Lessing’in hayli akıcı anlatımıyla ele aldığı, adı üstünde bir kitap. Çocukluğunda yaşadığı Afrika’dan Londra’ya ve İngiltere kırsalına kadar sahiplendiği ya da bakmakla yükümlü olduğu kedileri anlatıyor yazar. Bu güzelim hayvanlarla ilgili her şeyi okumaya dünden hazırım. Üstüne […]

Transcription kitap kulübümün seçtiği bir kitap oldu ve açıkçası bu seçimlerinden sonra kulübü bıraksam mı diye düşündüm. Son dönemde okuduğum en kötü kitaplardan biri oldu bu. Halbuki daha önce Kate Atkinson okumadığım için hayli heyecanlıydım. Bu kadar büyük bir hayal […]

Bu Kitap Hayatınızı Kurtaracak, Simay’ın bana yıllar yıllar önce hediye ettiği ve benim ne yazık ki bir türlü okuyamadığım kitaplardan biriydi. Nihayet, Simay’ın Favorileri projesine başladım da okuyabildim. Daha önce Bizi Bağışla adlı kitabını okuduğum A. M. Homes erkek ana […]

Ağızdaki Kuşlar kısa, sarsıcı, rahatsız edici ve hayli düşündürücü öykülerden oluşan çok iyi bir kitap. Kitabı dilimizde değil de İngilizce okudum o yüzden Türkçe çevirisi nasıldır bilemiyorum ama Can Yayınları’ndan çıkan çeviriler insanı hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmıyor. (Bunda hepimiz […]

Convenience Store Women Sayaka Murata’nın okuduğum ilk kitabı oldu. Bu ay British Library’de Japan Now adlı bir etkinlik düzenleniyor ve ben de tam bir Japon edebiyatı meraklısı olduğumdan elbette orada olacağım. Sayaka Murata etkinliğin en çok konuşulan isimlerinden biri ve […]

The President’s Hat daha önce The Red Notebook (dilimize Kırmızı Defterli Kadın olarak çevrilmiş) adlı kitabını okuduğum Antoine Laurain’in hayli keyifli bir kitabı. Paris gezimde yanıma aldığım tek kitap bu oldu çünkü hem yazarın insanı yormayan bir dili var hem […]