Civilisations Mary Beard’ın okuduğum ilk kitabı oldu ama kesinlikle sonuncusu olmayacak. Sırada Kadın ve İktidar adlı kitabı var ve açıkçası fazlaca heyecanlandırıyor beni diyebilirim. Neyse gelelim Civilisations adlı kitabına. İnsanlar kendileri hakkında ne düşündüklerini ve hissettiklerini anlatmak için sanatı nasıl […]

Sapiens yayınlandığından bu yana popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeyen nadir kitaplardan. Hatta ilk çıktığında bir anda o kadar popüler oldu ki kitap okuyan okumayan herkesin elinde birer kopyası vardı. Durum böyle olunca Sapiens’i yıllarca okumamayı tercih ettim. Şimdilerde adını giderek daha […]

Beş Sevim Apartmanı Mine Söğüt’ün okuduğum ilk kitabı oldu. Bir oturuşta okuduğum yazarın bu ilk romanı sonuyla beni benden aldı. Bir süre ne okudum ben şimdi diye düşündüm. Bir güzel yerimden kalkamadım. Her bir karakter için teker teker kitap yazsa […]

The Way We Eat Now İngiliz yemek yazarı, gazeteci ve tarihçi Bee Wilson’un yazdığı, zevkle okunan bir kitap. Yeme alışkanlıklarımızın, yemekle ilişkimizin zaman içinde nasıl ve neden değiştiğini çarpıcı gerçeklerle anlatan kitap yemeğe çok farklı gözlerle bakmanıza sebep olacak. The […]

Territory of Light Japonya’nın ünlü yazarlarından Osamu Dazai’nin kızı Yuko Tsushima’nın 1978’de yazdığı, okuru kendi ritmine uyduran bir kitap. Kawabata ve Tanizaki ödülleri sahibi yazar 2016’da hayatını kaybetti ancak kitapları dünya çapında okunmaya devam ediyor. Nedenini anlamak da güç değil. Territory […]

Marilyn and Me Koreli yazar ve senarist Ji-Min Lee’nin yazdığı; Kore Savaşı’nın hemen sonrasında, Marilyn Monroe’nun Kore’ye gelişini anlatan bir roman. Marilyn Monroe hakkında daha çok şey okumayı beklerken sadece bir yan karakter olarak kaldığını görmek biraz şaşırtıcıydı açıkçası. Sonuçta […]

Mothering Sunday, dilimize birkaç kitabı çevrilmiş Booker ödülü sahibi Graham Swift’in kısacık bir kitabı. Yazarı ilk kez okuyorum ancak bu kitap biter bitmez bir iki kitabını daha ekledim okunacaklarıma. Swift enfes karakterler yaratmayı ve okuru hikayeye katmayı bilen bir yazar. […]

The Bells of Old Tokyo, Tokyo’yu şehrin eski çanları ve dolayısıyla zamanı üzerinden anlatıyor. Anna Sherman’ın bu ilk eseri yarı anı yarı kültürel tarih kitabı olarak değerlendirilebilir. Daha ilk cümlelerde sizi derin bir meraka boğup Tokyo’nun sokaklarına atıverecek bir kitap […]

Gecede Leyla Erbil’in okuduğum ilk kitabı oldu. Kitabı metroda okumaya başladım. İlk öykü Vapur beni öyle etkiledi ki durağımı kaçıracaktım az daha. Ne denli mutlu olduğumu tahmin etmişsinizdir. Gecede Türk kadın yazarların ne kadar enfes yazarlar olduğunu hatırlattı bana. (Elbette […]