Haftasonu güzel bir film seyredelim de neşemiz yerine gelsin diyerek In Time‘ın başına oturduk. Film “ehh” olmasına rağmen beni depresyondan depresyona sokmayı başardı ne yazık ki. Kötü olduğundan değil de, konusu gereği “Evet lanet olsun böyle lanet bir dünyada yaşıyoruz” […]

2009 yılında vizyona giren A Single Man filmini zamanında bir türlü izleyememiştim. Keşke daha önce izleseymişim, inanılmaz bir filmdi! Bir de elbette Colin Firth severdim ama bu filmden sonra hayran da kaldığımı söylemem gerek. Yönetmen de  Tom Ford olunca insan doyamıyor […]

Enki Bilal‘i ilk kez Nikopol üçlemesi ile tanımıştım ve anında çok sevmiştim. Yarattığı dünyaya ve çizgilerine hayran kalmamak elde değil. Siz de birkaç çalışmasını görmediyseniz muhakkak zaman ayırın ve bu adamla tanışın derim. Sadece çizgi romanları değil, filmleri de nasıl […]

Bir film yüzünden ilk defa gidip pürel aldım. Uzun zamandır kullanmıyordum. Malum domuz gribi zamanı herkesin çantasında vardı meret. Tekrar çantama gireceğini hiç düşünmüyordum. Hele ki bir film yüzünden! Eğer hastalık hastasıysanız sakın Contagion filmini izlemeyin. Paranoyadan paranoyaya koşturuyor insanı. […]

Black Books bu zamana kadar izlediğim en iyi dizilerden. Hatta tekrar tekrar izlemeyi düşündüğüm ikinci dizi. (Diğeri de Angels in America çok merak ettiyseniz.) Bir kitapçı dükkanında geçmesi yanı sıra, karakterlerin hepsine teker teker aşığım. Kadın erkek demeden herkesin dehşet […]

Bayram tatili boyunca birsürü film ve dizi izledik sevgiliyle. En çok aklımda kalan da Beginners oldu sanırım. Film güzeldi, çok güzeldi hatta. Ama benim en çok aklımda kalan, filmden çok Christopher Plummer oldu. Nedense yaşlı insanları görünce dayanamıyorum. Hepsine sarılıp […]