Yengeç Dönencesi – Henry Miller

1891 Amerika doğumlu yazar Henry Miller’ı daha önce hiç okumamıştım. Garip, bu aralar hangi kitabı okusam, doğru zamanda okuduğumu düşünüyorum. Ancak Henry Miller öyle bir yazar ki ne zaman okursanız okuyun, hep doğru zamanda okumuşsunuz gibi hissedeceksiniz. Yengeç Dönencesi de aklınız başınızdan alabilecek bir roman. Yine de siz geç kalmayın, ne kadar erken okursanız o kadar iyi. Tekrar nefes aldığınızı hissedecek, hayatınızın gidişatını sorgulayacaksınız. Bilmem hazır mısınız?

Yengeç Dönencesi - Henry Miller

Yengeç Dönencesi ve seks

Yengeç Dönencesi’ni okurken sürekli durup düşünme ihtiyacı duydum. Miller’ın cümleleri kırbaç gibi iniyor insanın suratına. Çekinmenin, korkunun zerresi olmadığından tüm o dillendiremedikleriniz üstünüze çöküyor. Kitabın Amerika’da ve İngiltere’de bir dönem yasaklanması hayret verici değil elbette. Yasak kalktığında ise bu şahane kitap kült kitaplar arasında hakettiği yerini almış. Kadın düşmanlığı, bol seks sahnesi vesaire ile bolca eleştirilmiş Yengeç Dönencesi. Çağımızda öyle şeylere maruz kalıyoruz ki her dakika, şimdilerde yazılmış olsaydı eleştiriden ziyade alkış toplamakla yetinirdi eminim. Yine de vardır ve elbette olacaktır sadece seks sahnelerini okuyan ve buna yönelik eleştiriler yapacaklar. Ne yazık ki buna henüz bir çözüm bulabilmiş değiliz. Bulmak için de daha çok ve daha çok okumak gerek.

Yengeç Dönencesi

“Klasikleri sindirmiş olan herkes düşmandır insanlığa.” Bu cümle, onca cümle arasında beni en çok etkileyeni oldu. İnsan kendini okuduğu eserde ya da izlediği filmde bulduğunda sanat amacına erişir kanımca. Ben de bu cümlede buldum kendimi. Sizinki hangisi olacak acaba? Şimdiden hepinize keyifli okumalar. Satır aralarını kurcalamayı unutmayın.

Yengeç Dönencesi - Henry Miller

Siren Yayınları‘ndan çıkan kitabın tanıtım yazısını aşağıda okuyabilir, kitabı buradan satın alabilirsiniz: Yengeç Dönencesi – Henry Miller

“Ahlaken özgürüm. Biraz önce veda ettiğim dünya bir hayvanat bahçesi aslında. Gün yeni bir dünyaya ağarıyor, sıska ruhların keskin pençeleriyle gezindiği bir cangıl dünyasına. Bir sırtlansam şayet, sıska ve aç bir sırtlanım ben: Semirme zamanı.”

Otuzlu yıllar… Paris’te bir Amerikalı. Akıntıya kapılmış, dümensiz bir gemi. Anahtarı olmayan bir delik. Haz, hüzün, hezeyan. Zamanın çarkında, medeniyetin kokuşmuş sularında sürüklenen, çivisi çıkmış bir dünya burası. Birileri tüller, kadifeler içindeyken diğerleri balçıklara gömülmüş debelenmekte. Zaman geçip gidiyor. Ne dün var ne yarın. Ve Henry Miller, yaşam adı da verilen kaosa dair yazılmış en güçlü metinlerden biriyle yeraltı baharlarının peşinde.

Yayımlandığı tarihte büyük fırtınalar koparan, ABD’de hakkında altmışın üzerinde dava açılan ve otuz yıl boyunca Amerikan topraklarına sokulması yasaklanan Yengeç Dönencesi, Avi Pardo çevirisiyle Türkçede.

← Önceki yazı
Menüye dön