Tespih, Parmak Uçlarındaki Huzur – Deniz Gürsoy

Tespih küçüklüğümden bu yana benim için hep bir huzur simgesi oldu. Annem de babam da çalıştığından ben büyükbabam ve babaannemle büyüdüm. Onların da evinde boy boy, renk renk tespihler vardı. Hem doksan dokuzluk hem binlik tespihlerle ara ara ben de oynardım. Özenirdim onlara, ağızlarında fışı fışı bir şeyler söyleyip tespih tanelerini sayarlardı. Neler döndüğünü tam anlamasam da tesbih etmenin güzel bir şey olduğunu düşünürdüm. Büyük babam vefat ettiğinde ondan bana sadece tespihinin kalmasını istedim. Siyah tespihini hiç boynundan çıkarmazdı, şimdi ben de başucumdan ayırmıyorum.

büyükbabamın siyah tespih
Yıllar yıllar önce ben, büyükbabam ve siyah tespihi

Tespih hem bu sebeplerden ötürü hem de uzun zamandır merakımı çeldiğinden araştırmak istediğim bir eşyaydı ve Deniz Gürsoy’un bu kitabını görünce de hemen okumak istedim. Hemen belirtmek istiyorum, bu öyle bildiğiniz tespih şöyledir böyledir diye kuru kuru anlatıp insanı sıkan kitaplardan değil. Deniz Gürsoy’un gerçekten çok tatlı bir dili var, insanın okudukça okuyası geliyor. Bunun yanında tespihin tarihi de zaten başlı başlına çok ilginç ve insanı daha fazlasını öğrenmeye itiyor. Sizin de tespihe dair böyle anılarınız varsa, bu tılsımlı eşyayla biraz da olsa ilgileniyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun derim. Hem tespihin tarihini, nerelerde ve ne için kullanıldığını öğrenecek, hem de hangi malzemelerden yapıldığını ve bunların nelere iyi geldiğini keşfedeceksiniz. Ayrıca kitabın içindeki resimler ve kitabın tasarımı o kadar güzel ki ilgili insanlar için harika bir hediye olur diye düşünüyorum. Keyifle!

Tespih, Parmak Uçlarındaki Huzur - Deniz Gürsoy

Kitabın tanıtım yazısı aşağıda, almak için de buraya: Tespih, Parmak Uçlarındaki Huzur – Deniz Gürsoy

“Aradan kırk, elli yıl geçmiştir. Şimdi, onları tutan eller toprağa karıştı. Hatta o necefler dağılmış, kehrübalar yanmış ve mercanlar parçalanmıştır. Fakat hâlâ daha onları birer birer şekilleriyle, renkleriyle, kokularıyla, ellerime yayılmış vücutlarıyla o kadar canlı duyuyorum ki, kalbime baksanız onların gölgesini orada görürsünüz sanıyorum. Ve hâlâ daha her birinin doksan dokuz tanesine karışmış o neş’eler, ümitler ve duaları o kadar canlı hatırlıyorum ki, hayatın hakikati karşısında duyduğum öfkeyle, kırılmış kalbimin üstüne boynumu bükerek: Yaa?… diyorum, demek duaların kerameti güllerin kokusundan daha fazla devam etmiyormuş. Bu tespihlerden bir tanesine bir dua sinmiş ve faniliği bir müddet için de tedavi edecek olanı yok muydu? Bunların hiçbiri ciddi değil, bunların hepsi de birer hayâl miydi? …”
-Abdülhak Şinasi Hisar

Deniz Gürsoy “hayallerle yüklü” tespihlerimizin, Hinduizm, İslamiyet ve Hıristiyanlık’taki dini amaçlı kullanımlarını inceliyor. Ayrıca pek çoğumuzun gündelik hayatının vazgeçilmez bir parçası olan tespihi her yönüyle, tarihten, edebiyattan örneklerle anlatıyor.

Bu kitap Oğlak Yayınları ve Ruhu Doyuran Kitaplar‘dan biri. Siz de bu okuma projesinde bana katılın; edebiyatın ve yemek kültürünün hayatımıza neler kattığını birlikte keşfedip keyfini çıkaralım.

← Önceki yazı
Menüye dön