Yılbaşı nasıldı? Umarım hepinizinki tam da istediğiniz gibi geçmiştir. Benimki öyleydi. Sevgiliyle Victoria’s Secret Show izledik, domatesli makarna yedik ve birsürü film seyrettik… Sıcacık ev, kavgasız gürültüsüz, sakin sakin… Bir de tabii, sevgilinin yılbaşı hediyesi, “500 Essential Cult Books: The […]

Uzunca bir zamandır, hastalıktır iştir zarttır zurttur derken yazamadım ama, araya iki tane küçük kitap sıkıştırabildim. Haruki Murakami’nin ilk kitabını canım sevgilim taa Japonyalardan istedi sağolsun. Biraz pahalıya patladıysa da, Murakami manyaklığım pişman olmamı engelledi neticede… Kitaplara gelince, Hear the […]

Jerzy Kosinski çok uzun zaman önce, Boyalı Kuş adlı kitabıyla girdi hayatıma. O kitabı okuduğumdan beri Jerzy Kosinski’ye yaklaşmamaya çalışıyordum aslında ama dün dayanamayıp Bir Yerde adlı kitabını da aldım ve hemen bitirdim tabii. Kosinski ilginç bir adam, bir okur olarak […]

2009 National Book Award kazananı Let The Great World Spin, ne hikmetse bir türlü bulamadığım ve bir gece Nişantaşı D&R’da saçma sapan raflar arasına sıkışmış halde bulabildiğim bir kitaptı. Bulmak için yırtındığım kitapların genelinde olduğu gibi, bu kitabı da ne […]

Ödüllü kitapları bir bir okumayı kafama koyduğumdan beri aslında gayet güzel ve pişman olmadığım kitaplar okuduğumun farkına vardım. Bunu fark etmemi sağlayan da Anita Brookner’ın Hotel Du Lac adlı kitabı oldu. Aslında uzun zamandır bu kadar ince ince işlenmiş, bu […]

The Magicians, Yüzüklerin Efendisi’nden bu yana okuduğum tek fantastik kitap. Fantastik edebiyatın kitaplığımda pek görünmemesinin sebebi sevmediğimden değil de, sanki içine girersem çıkamayacakmışım gibi hissettiğimden sanırım. Bambaşka dünyalar, bambaşka yazarlar, bambaşka kafalar…  Ancak Lev Grossman’ın yazdığı The Magicians, onca fiction arasında […]

Ma Jian‘ın The Noodle Maker adlı kitabını, kapağı ve adına bayıldığım için ve biraz da Çin edebiyatına aşinalık kazanmak için aldığımı hatırlıyorum. Çin hakkında biraz daha bilgilendiğim doğru ancak kitap oldukça garip bir kitaptı. Ma Jian bu dönemin en değişik […]

Pazar günü evde yayılıp kitap okumak dışında yapılacak en iyi şeyin gidip kitap bakınmak, orada burada dolanmak olduğunu düşünürken, Gezi Parkı’nda düzenlenen 4. Beyoğlu Sahaf Festivali geldi aklıma. Taktım kulaklıklarımı, çıktım yola. Geçen sene de gittiğim ve hayli mutlu döndüğüm […]