Mutlak Mutluluk Bakanlığı Arundhati Roy’un aradan yirmi yıl geçtikten sonra yazdığı ikinci romanı. İlk romanı Küçük Şeylerin Tanrısı ile 1997’de Booker Prize ödülünü alan yazar bu yeni romanında parçalanmış bir hikayeyi, Hindistan’ı, mutsuzluğu ve umutsuzluğu anlatıyor. A post shared by […]

Japon Sevgili Isabel Allende’nin Aşktan ve Gölgeden adlı kitabından sonra okuduğum ikinci romanı oldu. Açıkça belirtmem gerekirse bu kitabı okuduğum ilk kitaba göre çok sevdim. Ancak sıkı Allende okuyucuları bu kitabı pek beğenmemişler. Sanırım ben geleneksel Allende yerine biraz daha […]

Korkmuyorum, Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap listesinde yer aldığı için dikkatimi çeken bir kitap oldu. Niccolo Ammaniti’nin ismine daha önce hiç bir yerde rastlamamıştım ve bu liste olmasa kim bilir ne zaman rastlayacaktım bilemiyorum. Ancak iyi ki böyle bir […]

Rüzgara Karşı Juliana Buhring’in ikinci kitabı. İlk kitabı Not Without My Sister’da içine doğduğu korkunç bir dini topluluk olan Children of God’dan ve üç kız kardeşin korkunç çocukluğundan bahsediyor. Juliana daha sonra bu topluluktan kendini kurtarıyor ve şu an kitapları […]

Eşkıya Kuza Osman Şahin’in okuduğum ilk kitabı oldu. Kitaba başlar başlamaz çok seveceğimi ve elimden bırakamayacağımı anlamıştım. Gecenin köründe okumaya başladığımdan gözlerimden uyku akmasına rağmen bitirene kadar okumayı sürdürdüm. Son dönemde çok nadir başıma geliyordu bu bağılılık. Ne kadar mutlulukla […]

Gökkuşağı D. H. Lawrence’ın okuduğum ilk kitabı oldu. Açıkçası yazarın bu kadar etkileyici olmasını hiç beklemiyordum. Yazıldığı yıl olan 1915’te de böylesi bir kitap hiçbir şekilde beklenmiyordu ki roman hemen yasaklandı ve baskıları da yakıldı. Birbirinden kötü yorumları on bir […]

Adem’den Önce Jack London’ın okuduğum tek kitabı; ne Beyaz Diş’i ne de Martin Eden’i okudum. Ancak büyürken Jack London’ın adını bilmesem de çocuklar için uyarlanmış filmlerde kitaplarının ismine rastlardım hep. Ne yazık ki şimdilerde hiçbir şekilde hatırlamasam da özellikle Beyaz […]

Körlerin Şarkısı Octavio Paz’ın enfes sunumuyla başlayıp altı öyküyle devam eden kelimenin tam anlamıyla sarsıcı bir kitap. Daha önce Carlos Fuentes okuduysanız yazarın kelimelerle olduğu kadar insan ruhuyla da nasıl dans ettiğini az çok anlamışsınızdır. Ancak daha önce yazarla tanışmadıysanız, […]