Batıda Fırtına Latife Mardin’in Doğu – Batı dörtlemesinin üçüncü kitabı. Serinin ilk iki kitabında olduğu gibi bu kitapta da bol bol entrika, savaş, farklı kültürler ve birbirinden güzel şehirler yer alıyor. İlk iki kitapta yer alan çözümlenememiş olaylar giderek büyümeye […]

Batı Batıdır tam gaz okumaya devam ettiğim Doğu Batı Dörtlemesi’nin ikinci kitabı. Latife Mardin’in İngilizce yazdığı bu seri her kitapla beni daha da şaşırtmaya devam ediyor. Uzun zamandır bu kadar entrika dolu ve  bir kitap okumamıştım. A post shared by Elif, […]

Doğu Doğudur rahmetli Latife Mardin’in Doğu – Batı Dörtlemesi’nin ilk kitabı. Bu dörtlemede yazar Batı’da başlayıp Doğu’da çok farklı sonuçlara sebep olacak bir aşk hikayesini ve Kırım Savaşı’nı anlatıyor. Ünlü müzik prodüktörü Arif Mardin’in eşi olan Latife Mardin bu dörtlemede […]

Kalan son dönemde okuduğum kitaplar arasında beni en çok zorlayan kitaplardan biri oldu. Tom McCarthy’nin bu kitabı önce neden İngiltere’de yayınlayamadığını anlamak da pek güç değil açıkçası. Kalan’ın hikayesi de kendisi kadar ilginç aslında. Yazar kitabı hiçbir yayınevine yayınlatamıyor ancak sonunda […]

Bütün Bir Ömür adlı kitabın İngilizce çevirisi “A Whole Life”ı en sevdiğim hayır kurumu mağazalarından birinden gerçekten çok ucuza aldım. Kitabı alırken yazarın 2016 Man Booker adayları arasında olduğundan ya da Almanya’da çok sattığından hiç haberim yoktu. Sadece kitabın iç […]

Villette çok uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Jane Eyre’den kat kat daha iyi olduğunu, yazarın bu kitapla mükemmele yaklaştığını okuduğumdan bu yana da heyecanlanmadım desem yalan olur. Ancak gelin görün ki bu kitabı İngilizce okumaya karar vermekle büyük bir […]

Emma Northanger Manastırı‘ndan sonra Jane Austen’ın okuduğum ikinci kitabı oldu. Bu sene Jane Austen’ın en az iki kitabını daha okuyacağım ve hazır İngiltere’deyken Jane Austen’ın evini de ziyaret etmeye çalışacağım. Doyasıya İngiliz ve enfes bir yazar Jane Austen. İyi ki kitaplarını […]

Çavdar Tarlasında Çocuklar yıllar yıllar önce alıp kitaplığıma koyduğum ve ne yazık ki bir türlü okumak için doğru zamanı bulamadığım kitaplardan biriydi. Üniversitede çeviri karşılaştırması yaptığımız bir derste bir arkadaşım bu kitabı seçmiş ve gayet heyecansız ve bitkin bir şekilde […]

Turunç Kokulu Düşler beni Londra’dan alıp Antalya’nın rengarenk pazarlarına götüren bir kitap oldu. Mis gibi kokan nergislerden yazarın favorisi su terelerine kadar her şeyin hayalini kurmak gerçekten çok hoş bir deneyimdi. Hem eğlenceli bir alışveriş güncesi hem de vejeteryan tarifler […]

Sabahtan Akşama Norveçli yazar Jon Fosse’nin okuduğum ilk kitabı ve sanırım sonuncusu da olmayacak. Yu Hua’nın Yaşamak adlı kitabından bu yana ağlamamıştım kitap okurken. Sabahtan Akşama bana çok farklı bir yerden dokundu, kendimi büyükbabamı özlerken buldum hep. A post shared by […]