J.M. Coetzee – Taşra Hayatından Manzaralar

Taşra Hayatından Manzaralar J.M. Coetzee’nin okuduğum ilk kitabı. Hem 1001 Kitap listesinde olduğundan hem de bu önemli yazarı tanımak için otobiyografik romandan daha iyi olabilecek bir şey bulamadığımdan ilk olarak bu kitabı okumayı seçtim. İyi de etmişim. Üç farklı kitabın bir araya gelmesiyle oluşan Taşra Hayatından Manzaralar yavaş yavaş, keyfini çıkara çıkara okunacak kitaplardan biri.

Taşra Hayatından Manzaralar - J.M. Coetzee

Çocukluk ve Gençlik adlı ilk iki bölümü büyük br zevkle okudum. Yazar hayatını üçüncü şahıs ağzından o kadar hoş bir şekilde anlatmış ki gerçekten reddedemeyeceğiniz bir dedikoduyu zevkle dinler gibi okuyacaksınız. Yaz Mevsimi bölümünde ise yazarın biyografisini yazan Mr. Vincent adlı bir karakterin seçtiği beş kişi ile yapılan söyleşiler yer alıyor. Biri hariç tüm söyleşilere bayıldığımı belirtmem gerek. Çoğu hayli acımasız olsa da J.M. Coetzee’ye sempati duymadan edemiyor insan. Mutlaka okuyun derim.  Keyifle!

Taşra Hayatından Manzaralar - J.M. Coetzee

Tanıtım yazısı:

Nobel ödüllü Coetzee, dünyanın yaşayan en önemli yazarlarından biri olarak gösteriliyor.

J.M. Coetzee, kazandığı Booker Ödüllerini almaya bile gitmeyecek kadar içine kapalı bir yazar. Rian Malan onu şöyle anlatıyor: “Coetzee bir keşiş gibi disiplinli ve ölçülü yaşar. İçki ve sigara içmez, et yemez. Formunu korumak için bisikletle kilometrelerce yol yapar. Her sabah en az bir saatini çalışma masasının başında geçirir.” Yine başka bir meslektaşı, Coetzee’yle çalıştığı 10 yıl içinde onun sadece bir kez güldüğünü görmüş. Birkaç kez Coetzee’nin de bulunduğu yemek davetlerine katılan bir tanıdığı ise davet boyunca ağzından tek sözcük çıkmadığını belirtiyor.

Kendisini böyle gizleyen bir yazarın yaşamöyküsünü yazması, şaşırtıcı gelebilir. Ne var ki Coetzee bu kitabıyla, yaşamdaki olayların “geçmiş” gerçeğiyle “bugün” anımsanan bölümü arasındaki gerilime sıkışan alışılagelmiş otobiyografi geleneğine sırt çeviriyor. Yaşamını katı bir gerçekçilikle aktarırken kendisi hakkında pek çok şeyi anlatıyor, ama ne kadarının gerçek ne kadarının kurgu olduğu belli değil. Kitabın Çocukluk ve Gençlik bölümleri, birinci değil üçüncü şahıs ağzından aktarılarak kurguya daha da yaklaşıyor. Buna karşılık Yaz Mevsimi bölümü, yazarı iyice dışlayarak biyografisini yaşamında yer tutmuş beş kişiyle yapılan röportajlar şeklinde sunuyor.

Sonuçta Taşra Hayatından Manzaralar, otobiyografi değil, “otobiyografik roman” ya da “kurgulanmış biyografi” olarak tanımlanıyor.

Buradan satın alın: Taşra Hayatından Manzaralar – J.M. Coetzee

Bu kitapla ne içilir: Nane çayı.
Bu kitapla ne dinlenir: Sizi en çok rahatlatan şarkıları dinleseniz iyi olur.

Kitap yorumu ilk olarak Can’la Bir Sene‘de yayımlanmıştır.

← Önceki yazı
Menüye dön