Anita Brookner – Hotel Du Lac

Ödüllü kitapları bir bir okumayı kafama koyduğumdan beri aslında gayet güzel ve pişman olmadığım kitaplar okuduğumun farkına vardım. Bunu fark etmemi sağlayan da Anita Brookner’ın Hotel Du Lac adlı kitabı oldu. Aslında uzun zamandır bu kadar ince ince işlenmiş, bu kadar insana dokunan bir kitap okumamıştım. Okuduktan çok uzun süre sonra da aklımda kalacağına ve beni yine aynı şekilde etkileyeceğine eminim.

Anita Brookner, Hotel Du Lac

Elbette Hotel Du Lac’ın en çok etkilendiğim kısmı, ana karakter ile kendimi anında özdeşleştirebilmemdi. Kıyafet seçiminden düşündüklerine, kendi iç konuşmalarından dışavurumlarına kadar kendimi okuyormuş gibi hissettim. Aynı zamanda, otelleri ve hırka giymeyi ne kadar özlediğimi de fark ettim. Bazen kitapların hayattaki küçük ayrıntıları açığa çıkarması çok korkutuyor beni. Şimdi ben de isterdim tek başıma gidip bir otelde tanımadığım insanlarla takılmayı, hayatlarına karışmayı, göl kenarında küçük yürüşler yapmayı, kendimle konuşmayı…

Anita Brookner, Hotel Du Lac

Anita Brookner‘ın sıra dışı dili, renkli ve derin karakterleri, huzurlu mekanları tüm geceyi vermeye değer. Man Booker ödüllü bu kitabı televizyonu kapatıp, hazır sonbahar da gelmişken, kahveyle kalorifer kenarında okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Türkçe’si Ayrıntı Yayınları’ndan çıkmış, çevirisi de gerçekten harika. Ben kitabı sahaflardan almıştım ama eminim her kitapçıda bulunabilir. Tanıtım yazısını da hemen aşağıda iliştireyim.

Çağdaş İngiliz romanın önde gelen adlarından Anita Brookner, Hotel du Lac’ta, yerleşik ahlakın normlarını değil de kalbinin sesini dinlediği için yakın çevresi tarafından ‘kendini toparlaması’ gerekçesiyle İsviçre’de bir otele ‘sürgüne’ gönderilen bir yazarın hikayesini anlatıyor. Müşterilerinin ilginç öyküleri Hotel du Lac’ı benzersiz bir mekan kılar. Durmamacasına kendini sorgularken çevresindeki kişilerin birbirinden ilginç yaşamlarına tanıklık eden bir yazar: Edith Hope… Kendine özgü bir çeşit ‘bencillik öğretisi’ vaaz eden esrarengiz gülümsemeli bir adam: Mr. Neville… Öteki müşterilere Kurulu Düzen’in erişilmez yüksekliklerinden bakan bir ana-kız: Mrs ve Miss Pusey…
1984 Booker Edebiyat Ödülü’nü kazanan bu romanında Anita Brookner, ilk bakışta duygusal melodram gibi gözükebilecek bir konuyu sağlam bir gerçekçilik temeline oturtarak kadınlık durumu üzerine çok incelikli eleştirel gözlem getirmekte.

“Bu yıl Booker Ödülü, bir kitabı onurlandırdığı kadar kitap de ödülü onurlandırıyor… Hotel du Lac müthiş bir aşk hikâyesi: Son derece romantik olmasının yanında, aynı zamanda esprili, zarif, dokunaklı ve korkunç zekice bir kitap.”
-The Times

Kimler okusun?

Yaş sınırlaması olmaksızın tüm kadınlar diyebilirim.

Kimler okumasın?

Erkeklerin pek zevk alacağını sanmasam da, kadınların ilginç hislerine tercüman niyetiyle okuyup çok sevebilirler.

← Önceki yazı
Sonraki yazı ➝
Menüye dön