A Month in the Country – J. L. Carr

A Month in the Country çok uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı ve nihayet ikinci el kitap satan bir kitapçıda karşıma çıkınca almadan edemedim. En önemli okuma listelerinde ve yazarların etkilendikleri müthiş kitaplar arasında olduğundan ilgimi çekmişti bu kitap. Adı dolayısıyla da hayli romantik ve çekici gelmişti açıkçası. Kendimi bildim bileli hep kırsal bir yerde yaşamak istedim ve bu yüzden de kırsal bir yerde geçen her kitabı otomatik olarak seviyorum diyebilirim. Bu kitap da sevdiğim kitaplar arasına katıldı ve kırsalın insanın kanına yavaş yavaş nasıl girdiğini bir kez daha gösterdi bana.

A Month in the Country Tom Birkin’in savaştan sonra Oxgodby’e gitmesiyle başlıyor. Birkin, bu yemyeşil ve sevimli Yorkshire köyünde yeni ortaya çıkmış, ortaçağdan kalma bir sanat eserini restore etmek üzere pek de ihtişamı olmayan geçici evine yerleşiyor. Ardında bitmiş bir evlilik ve savaşın korkunçluğunu bırakan Birkin, bir yandan resmi ortaya çıkarırken bir yandan da kırsalın güzelliklerini keşfediyor. Hem insanlara, hem doğaya hem de kendine tekrar inanmaya başlıyor. Tabi okurun da en yakın köye kaçıp, ağaçlara sarılası geliyor. Bu güzelim kitap, bu yıl içerisinde Jaguar Yayınları tarafından dilimize çevrilecek. Yayınevinin çeviriye özen gösterdiğini bildiğimden çevirisini bekleyin derim. Açıkçası orijinal dili beni de biraz zorladı, ben de ileride çevirisini tekrar okuyabilirim. Keyifle!

A Month in the Country - J. L. Carr

New York Review Books’tan çıkan kitabın tanıtım yazısı aşağıda, almak için de buraya: A Month in the Country – J. L. Carr

In J. L. Carr’s deeply charged poetic novel, Tom Birkin, a veteran of the Great War and a broken marriage, arrives in the remote Yorkshire village of Oxgodby where he is to restore a recently discovered medieval mural in the local church. Living in the bell tower, surrounded by the resplendent countryside of high summer, and laboring each day to uncover an anonymous painter’s depiction of the apocalypse, Birkin finds that he himself has been restored to a new, and hopeful, attachment to life. But summer ends, and with the work done, Birkin must leave. Now, long after, as he reflects on the passage of time and the power of art, he finds in his memories some consolation for all that has been lost.

Menüye dön