Likör Hikayeleri adlı kitapla, kitabın sahibi sevgili Reyhan Yaman sayesinde pek hoş bir tesadüf ile tanıştım. Yıllardır neredeyse her yazımı Ayvalık’ta geçiriyorum (hatta gelin şu yazılara tekrar bakalım: Rakı, Balık, Ayvalık!, Ayvali, Ayvalık Restoranları) ve sayemde eşim de bir Ayvalık […]

Öyle Şeyler Ki, Amy Leach’in birbirinden ilginç denemelerinden oluşan küçücük ama etkisi kocaman bir kitap. Bir kurgusu olan ve karakterleri oturmuş, yerli yerinde bir roman arıyorsanız bu denemeler pek hoşunuza gitmeyebilir ancak bir iki sayfada koca bir öykü canlandırmak istiyorsanız […]

Sohbetin Bahanesi Kahve, bol kahve ve bol keyifle okuduğum kitaplardan biri oldu. Zaten Deniz Gürsoy ne yazsa çok severek okuyorum ama özellikle bu güzelim kitabı neden bilmem daha çok sevdim. Kahvenin kültürümüzdeki ve dünyadaki yerini enfes bir şekilde anlatmasının yanı […]

The Red Notebook, kitap kulübümün gerçekten çok ağır kitaplardan sonra seçtiği, hafif mi hafif, hayli sevimli bir kitap oldu. Antoine Laurain’i ne yazık ki daha önce hiç duymamıştım ancak yazar ülkesi Fransa’da ve çevrildiği ülkelerde belirli bir popülariteye sahip. Dilimize de […]

Kurak, Jane Harper’ın ilk kitabı ve yazar bu ilk kitabıyla birçok ödülün yanı sıra koca bir üne de kavuşmuş. Gerilim ve polisiye türünde romanlardan hoşlanıyorsanız bu romanı da beğenebileceğinizi düşünüyorum ancak türle çok yakından bir ilişkiniz yoksa çok hoşunuza gideceğinden […]

Sis, İspanya’nın dünyaya kazandırdığı ünlü isimlerden Miguel de Unamuno’nun okuduğum ilk kitabı oldu ve sanırım sonuncusu da olmayacak. Unamuno her şeyden önce hayli ilginç bir yazar. Sadece ilginç olduğu için ne az bir kez okunmalı diye düşünüyorum. Ancak Sis adlı yapıtı […]

Solar Ian McEwan‘ın çok sevdiğim üç kitabından sonra nihayet okuyabildiğim dördüncü kitabı oldu. Bu kitabı da diğer kitaplarını okuduğum gibi zevkle okudum. Ne yazık ki bir çırpıda okuyamadım bir takım sebeplerden ötürü ancak o kadar keyifli ve sürükleyici bir kitap […]

Mr. Gwyn Alessandro Baricco’nun okuduğum dördüncü kitabı oldu ve her kitabından sonra yazara daha çok hayran kaldığımı keşfettim. Özellikle bu kitap, okuduğum onca saçma ve boş kitaptan sonra bana o kadar iyi geldi ki, yine edebiyata şükrederken buldum kendimi. Bu kitap, […]

Cicim Colette’in okuduğum ilk kitabı ve açıkçası bu zamana kadar neden okumadım diye düşünmeden edemedim. Özellikle bu kitabı nasıl oldu da kaçırdım hala aklım almıyor. Ama işte, okunacak kitaplar ömrümüzün yeteceğinden fazla olunca yapacak bir şey yok. Neyse, gelelim kitaba. […]