Robert Harris‘in The Ghost adlı romanından uyarlanan The Ghost Writer, sakin sakin izlenebilen ve merakı hep ayakta tutan bir film. Oyuncuları ve mekanları açısından da gözlere şenlik niteliğinde. Ara ara filmden kopup, bu evin mimarı kim, o nasıl güzel koltuk, […]

Korku filmlerini sevmem, izlemem, izlettirmem. Dünya zaten yeteri kadar korkunç bir yer olduğundan bir de, iki saatlik sinema sanatı keyfimi korkarak harcayamam. Zevk meselesi elbette. Korkmaktan ya da sapıkça şeylerden hoşlanan sapıkça insanlar da mevcut, neden olmasın? Neyse! Shutter Island filmini […]

The Fall uzun zamandır görmekten sıkıldığım her şeyi bir kenara atmış ve sadece güzellikler yaratmış bir film. Güzel kadınlar, pahalı markalar, zengin erkekler, canlı bir şehir, boş bir senaryo ve kötü oyunculuk… Amerikan sinemasının kokuşmuş ve boş gözlerle izlediğimiz filmlerinden kaçamadığımız zamanımızda “The Fall” […]

Fatih Akın filmlerini her zaman sevmişimdir. “Soul Kitchen” da bir istisna değil. İnsanda bir restoran açma isteği uyandırıyor feci şekilde. Çatlak bir şef, kafa olduğu kadar hoş da bir garson ve aç insanlar. Daha ne olsun? Zaten Birol Ünel’i izleyebildiğim […]