The Lonesome Bodybuilder, Yukiko Motoya’nın okuduğum ilk kitabı oldu ancak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki son kitabı da olmayacak. Tuhaf oldukları kadar tanıdık şeylerle karşılaşak, yazarın hayal gücüne hayran kalacaksınız.  The Lonesome Bodybuilder on bir öyküden oluşan bir kitap, kimileri kısa […]

The Tale of Genji Sei Shonagon’un Yastıkname’sini okuduktan sonra bayıla bayıla okuyacağımı düşündüğüm bir kitaptı. Gelin görün ki Sei Shonagon’u okuduğum gibi okuyamadım The Tale of Genji’yi. Bunun sebeplerinden biri kitabı İngilizce okumam (henüz dilimize çevrilmemiş), ikincisi ise bu kitabın biraz […]

Bir Başına, Londra’da en sevdiğim kitapçılardan birinde gezerken başlığı ile dikkatimi çeken bir kitap oldu. Arka kapağında çok sevdiğim yazarlardan Anita Brookner‘ın kitaptan övgüyle bahseden bir cümlesini görünce bunu okumam lazım dedim. Her zaman yalnızlığına düşkün bir insan oldum. İnsanlarla […]

Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk Güney Koreli yazar Sun-mi Hwang’ın en popüler kitabı. Ülkesinde uzun zamandır çoksatanlarda yer alan kitap, bir filme, oyuna, müzikale ve çizgi romana uyarlanmış ve aynı zamanda birçok dile çevrilmiş. Bir tavuğun böylsi bir ün kazanacağı aklınıza […]

Dün Agota Kristof’un okuduğum ilk kitabı oldu ve sanırım sonuncusu da olmayacak. Kristof İsviçre’de yaşayan ve kitaplarını Fransızca yazan Macar bir yazar. Hakkında bu kadarını söylemek yeterli olmayacak, biraz daha fazlasını yazmasam olmaz. 1935’te Macaristan’da doğan Kristof 21 yaşında ülkesini […]

Şerefe! Deniz Gürsoy’un okuduğum en keyifli ve bilgilendirici kitaplarından biri oldu. Son dönemde alkolle arama çok ciddi bir mesafe koymak zorunda kalmış olsam da (ne yazık ki diyetler alkol ile barışık değil) arada sırada bir iki yudum kaçırmıyor değilim. Bir […]

İnci Küpeli Kız sanatı kitaplarla hayatıma dahil etmeyi akıl etmeden önce aldığım ve ne yazık ki bir türlü okuyamadığım kitaplardan biriydi. Nihayet bitirdiğimdeyse neden daha önce okumadım diye hayıflanmadım değil. Özellikle filmi önce seyredip kitabı sonra okumam pek iyi olmadı. […]

The Restaurant of Love Regained Ito Ogawa‘nın okuduğum ilk kitabı oldu. Uzun zamandır böylesine hafif ve keyifli bir kitap okumamıştım. Aslında son dönemde hayli güzel kitaplar okuyorum ama bu kitap genelde tercih etmediğim biraz daha “kolay okunan” kitaplardan. Ne kadar […]