Sabah Denizi Margaret Mazzantini’nin Sakın Kımıldama adlı kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. Sakın Kımıldama‘yı çok sevmiş ve Mazzantini’yi daha çok okumaya karar vermiştim. Kitap kulübümün yazarın bu daha az bilinen hayli kısa kitabını seçmesi de şansıma oldu açıkçası.  Sabah […]

The Lonesome Bodybuilder, Yukiko Motoya’nın okuduğum ilk kitabı oldu ancak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki son kitabı da olmayacak. Tuhaf oldukları kadar tanıdık şeylerle karşılaşak, yazarın hayal gücüne hayran kalacaksınız.  The Lonesome Bodybuilder on bir öyküden oluşan bir kitap, kimileri kısa […]

The Tale of Genji Sei Shonagon’un Yastıkname’sini okuduktan sonra bayıla bayıla okuyacağımı düşündüğüm bir kitaptı. Gelin görün ki Sei Shonagon’u okuduğum gibi okuyamadım The Tale of Genji’yi. Bunun sebeplerinden biri kitabı İngilizce okumam (henüz dilimize çevrilmemiş), ikincisi ise bu kitabın biraz […]

Bir Başına, Londra’da en sevdiğim kitapçılardan birinde gezerken başlığı ile dikkatimi çeken bir kitap oldu. Arka kapağında çok sevdiğim yazarlardan Anita Brookner‘ın kitaptan övgüyle bahseden bir cümlesini görünce bunu okumam lazım dedim. Her zaman yalnızlığına düşkün bir insan oldum. İnsanlarla […]

Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk Güney Koreli yazar Sun-mi Hwang’ın en popüler kitabı. Ülkesinde uzun zamandır çoksatanlarda yer alan kitap, bir filme, oyuna, müzikale ve çizgi romana uyarlanmış ve aynı zamanda birçok dile çevrilmiş. Bir tavuğun böylsi bir ün kazanacağı aklınıza […]

Dün Agota Kristof’un okuduğum ilk kitabı oldu ve sanırım sonuncusu da olmayacak. Kristof İsviçre’de yaşayan ve kitaplarını Fransızca yazan Macar bir yazar. Hakkında bu kadarını söylemek yeterli olmayacak, biraz daha fazlasını yazmasam olmaz. 1935’te Macaristan’da doğan Kristof 21 yaşında ülkesini […]